Hayatın anlamı nedir genç Stelfox?

Düşmanının önünde sürüklendiğini görmek ve kadınların feryadını işitmek!

Kill Your Friends, 2015 Filmi

1980’ler Wall Street… Bir toplantı masasında muhabbet eden şirketin üst yöneticileri teker teker kartvizitlerini çıkartıyorlar. Kahramanımız Patrick Bateman iş arkadaşının kartvizitinin kendisininkinden daha güzel olduğunu fark ettiğinde terlemeye başlıyor. Başı dönüp yavaş yavaş kontrolünü kaybediyor ve diğer olaylar akmaya başlıyor… Gösterime girdiğinden beri büyük yankı uyandıran Amerikan Sapığı (American Psycho) filminden hatırladığımız sahne ve devamında bir üst yöneticinin gerçekdışı gibi görünen hikayesini izlemiştik. Acaba bu işyerindeki psikopat karakterler sadece filmlerde mi görülüyor?

Şimdi yavaşça gözünüzü ekrandan ayırın ve şüphe çekmeden çevrenize bir göz atın, ofisinizde hemen yan masanızda bir psikopat oturuyor olabilir!

Çalışma arkadaşınız kariyerinde yükselmek için sizin yaptığınız projeleri sanki kendisinin işi gibi üst yönetime mi? Yeni müdürünüz gecenin köründe size e-mail atıp yarın sabaha zorlu bir görev için acil cevap mı bekliyor? Yönettiğiniz ekipte hızlı yükselmek isteyen bir ekip arkadaşınız arkanızdan iş mi çeviriyor? Evet kabul etmek zor olsa da farkında olmadan bir psikopatla çalışıyor olabilirsiniz! Bir çoğumuz bu veya benzeri sorunlarla bizzat karşılaştık ve/veya çevremizdeki diğer beyaz yakalı dert ortaklarımızın dertlerini dinledik. Peki ya gerçekten iş yaşamını ve dolayısıyla özel yaşamımızı zehir eden bu toksik yapılı kişiler gerçekten psikopatsa?

Psikopat dendiğinde Ted Bundy, Charles Manson, Aileen Wuornos ve benzeri isimler aklımıza geliyor. Ancak Psikopat tanımı seri katillerden daha farklı ve işyerlerinde farklı bir tür olarak karşımıza çıkıyor.  “Snakes in Suits” (Takım Elbiseli Yılanlar) kitabının yazarlarından Prof. Robert Hare, şirketlerde %1 ile %3,5 arasındaki oranlarda değişen bir oranda ve genellikle orta ve üst düzey yöneticilerde beyaz yakalı psikopatlara rastlandığını belirtiyor. Hatta bu oran, ünvan yükseldikçe artabiliyor, çünkü beyaz yakalı psikopatlar şirket içinde hızla yükselmek istiyorlar.

Beyaz yakalı psikopatlar, psikologların yıllarca üzerinde çalıştığı, hakkında kitaplar ve incelemeler yazılmış bir konu. Psikologlar bu tabir ile şirkette bulunan ve herhangi bir psikolojik rahatsızlığa sahip kişileri kastetmiyorlar. Beyaz yakalı psikopatlar daha çok davranış bozukluğu olarak kişide bulunan (veya kişinin böyle davranmayı seçtiği) bir davranış türü olarak görülüyor.

Beyaz yakalı psikopatlar; suç mahalli olarak sokaklar yerine şirketleri tercih ediyorlar. Çünkü şirketlerde kendilerini kolayca gizlemeleri ve davranışları yüzünden ceza almak yerine terfi, prim gibi ödüllendirilmeleri mümkün. Dolayısıyla beyaz yakalı psikopatların, diğer psikopatların aksine, motivasyonlarını tüyler ürperten suçlar işlemek yerine, kariyerlerinde yükselmek oluşturuyor.

Beyaz Yakalı Psikopatların Özellikleri:

  • Özellikle iş görüşmeleri ve ilk izlenimde etkileyici olmaları
  • Yüksek manipülasyon yetenekleri, zihin kontrolü, ikna yeteneği
  • Vicdan ve empatiden yoksun olmaları
  • Samimiyetsiz oldukları halde başarılı yalan söylemeleri
  • Kişisel ilişkilere duyarsızlık, kendi kişiliği ve geçmişi hakkında yanlış veya sığ paylaşımlar yapmak
  • Suçluluk duygusunun ve pişmanlığın yoksunluğu, yaptığı yanlışları kendi mantığıyla rasyonelleştirmesi
  • Başkalarının yaptığı işleri ve başarılarını çalmak
  • Çalışanlarını veya rakiplerini toplum önünde aşağılama
  • Başarıya ulaşmak için her yolu mübah görmek (Makyavelizm), etik dışı uygulamalara sapmak

Bu özelliklerine rağmen beyaz yakalı psikopatlar iş yerinde ilk izlenimde çekici görünebilir. Zaman yönetimi, hızlı karar verme, ekibine ve diğer insanlara iş yaptırabilme, kendine güven, riskli durumlarda sakin ve cesur kalmaları gibi özellikler bu kişileri etkin liderler olarak değerlendirmemize yol açabilir. Etkili konuşmaları, sunum yetenekleri, beden dili kullanımı ile yalan söyleme konusunda başarıları onları iş görüşmesinde hemen avantajlı duruma getirir ve siz ne olduğunu anlamadan şirkette hızla yükselebilirler. Beyaz yakalı psikopat şirket içinde kendi kariyer hedefine uygun kişileri belirleyip, onlarla hemen sosyalleşme sağlarken diğer kişileri yok sayar ve yeri geldiği zaman amacı uğruna başka insanları ezmekten ve onlara kötü muamele etmekten geri kalmaz.

Kurt Puslu Havayı Sever:

Uzmanlara göre beyaz yakalı psikopatlar, özellikle şirket içinde kaos ve köklü değişim zamanlarında hızlı yükseliyorlar. Şirket içinde yöneticilerini terfi için potansiyel ve güçlü bir aday olduklarına ikna ettikten sonra kafalarına koydukları güçlü ve kontrol imkânları yüksek pozisyonlara getiriliyorlar.

Prof. Hare’ye göre bu kişiler etik dışı, yasa ve ahlaka aykırı yollarla para, mevki ve itibar kazanıyorlar. Beyaz yakalı psikopatlar amaçlarına ulaşırken bir yandan çalışanlara ve şirketlere büyük zarar veriyorlar. Özellikle yeni kurulan ve iç denetim/kontrol mekanizmasının gelişmediği organizasyonlarda beyaz yakalı psikopatların hiçbir engelle karşılaşmadan yükseldiği görülmektedir.

Psikopatların Şirketteki Etkileri:

Psikopatlarla çalışan kişilerde özellikle mobbing, depresyon, anksiyete, taciz gibi etkilerin görülmesi yanında psikopat çalışanların manipülatif etkileri çok olduğu için manipulasyonlara maruz kalan çalışanlarda kendini suçlama, kendini yetersiz görme, motivasyon eksiliği ve neticesinde işten ayrılma vakalarına sık sık rastlanmaktadır. Böylece beyaz yakalı psikopatların davranışları hem çalışanlara hem de bu çalışanları kaybettiği için şirkete zararlar vermektedir.

Bunun yanında üst yöneticilerin şirketleri toptan felakete götürdüğü durumlar da görülmektedir. Tarihte “Barings Bank skandalı” olarak bilinen ve bir çalışanın İngiltere’nin en köklü bankasını iflas ettirmesi vakası bunun etkileyici bir örneğidir. Nicholas William Leeson, Barings’te kariyer basamaklarını hızla tırmanır ve performansı nedeniyle ’sihirbaz çocuk’ adını alır.  Bir dönem tek başına Barings’in kârının yüzde 10’unu gerçekleştiren Leesson, Kobe depreminin para piyasalarını vurmasıyla, zararları ’Yanlış hesap 88888’ koduyla açtığı gizli bir hesapla saklar. Durumu kurtarmak için şirket merkezinden ek para ister ve kendisine güven duyulması nedeniyle istediği bütün parayı temin eder. Sonrasında bankanın 1.6 milyar dolarlık zarara uğradığı ortaya çıkar. İngiltere’nin en eski bankası skandalın ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra batar. 6.5 yıl hapse mahkum edilen Leeson dört yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakılır. Bu örnekle beraber Enron, Arthur Anderson gibi skandalların arkasında da bu örnekteki gibi üst yöneticilerin “ne pahasına olursa olsun” kazanma hırsları ve yaptıkları yanlış işlemleri rasyonelleştirmeleri başrolü oynamıştır.

Çözüm: Etik ve Uyum Programı

Çalışanları psikopatlardan korumak için öncelikle üst yöneticilerin terfilerinde ve işe alımlarında çok dikkatli bir seçim süreci uygulanıp, davranışsal psikoloji testleri mutlaka mülakat sürecine dahil edilmelidir. Adayın referans kontrolü, daha önceden yönettiği ekip ve çalışma arkadaşlarından görüş isteme, özgeçmişin detaylı incelemesi doğrulanması gibi bazı özenli incelemeler yerine getirilmelidir. “Sepetteki bir çürük elma tüm sepeti çürütür” ilkesinden hareketle öncelikle organizasyonlar bu toksik kişilerin içeri girmesini engellemelidir.

Devamında organizasyonda şeffaf bir dile getirme kültürü olması veya bu kültürün yaratılması önemlidir. Etik ve Uyum Departmanı, Hukuk ve İnsan Kaynakları gibi departmanların şirket üst yönetimi ile beraber koruyucusu olacağı bu dile getirme kültürü ile şirkette çalışanların başlarına gelen olumsuz olayları ve uygunsuz durumları rahatça dile getirecekleri bir mekanizma kurulmalıdır. Etkili bir etik ve uyum programının olmazsa olmaz şartı olan bildirim hatları (hotline) yoluyla çalışanlar bağımsız bir e-mail adresine veya telefon hattına bildirimde bulunarak ve isim belirtme şartı olmadan (anonim olarak) bildirimlerini ve şikâyetlerini dile getirebilmektedir. Ancak bu bildirim hatlarına başvuran çalışanların koruma altına alınması ve şikâyetlerini dile getirmelerinden dolayı kendilerine misilleme yapılmamasını sağlamak üst yönetimin garantisi altında olmalıdır. Aksi halde çalışanlar şikâyetlerini dile getirdikleri için zarar göreceklerini düşünüp bu sistemi kullanmayacaklardır. Bu aşamada üst yöneticilerin desteği (tone from the top) ve etik ve uyum yöneticisinin organizasyon içinde bağımsız, güçlü ve garantör olması faktörleri bu kültürün yaratılıp korunmasında büyük bir rol oynayacaktır.

İnsan kaynakları departmanının dönem dönem yapacağı çalışanlarla değerlendirme toplantıları ve ayrıca yöneticiler hakkında isim belirtmeden yapılacak 360 derece değerlendirmesi gibi anketler gene şirket içinde beyaz yakalı psikopatları belirlemek ve çalışanları bu kişilerden korumak için etkili bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca kötü davranışa maruz kalan çalışanların dışarıdan psikolojik destek almaları, mobbing ve benzeri taciz olaylarına karşı yazılı bulguları saklamaları ve çalışma arkadaşlarında benzer durumla karşılaşan veya kendi durumlarına şahit olan kişiler ile ortak hareket etmeleri de koruyucu önlemler arasında sayılabilir. Etik ve Uyum Yöneticilerinin dönem dönem şirket içinde yapacağı mülakatlar ve denetimler sonucunda da uygunsuz davranışların ortaya çıkması dolayısıyla çalışanlar ile şirketin beyaz yakalı psikopatlardan korunması sağlayabilir. Bu noktada önemli olan (aynı psikopatların konu olduğu korku/gerilim filmlerinde olduğu gibi) çalışanın, mağdur rolünden kahraman rolüne geçmek için uygunsuz durumları dile getirerek mücadeleye başlamasıdır.


Av. Altuğ Özgün – Astellas Pharma Etik ve Uyum Direktörü

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.