ABD’de 1977 yılından beri yürürlükte olan FCPA (Foreign Corrupt Practices Act) günümüzde de yolsuzlukla mücadele alanında, uygulama alanı ülke sınırlarını aşan önemli kanun ve düzenlemelerden (extraterritorial jurisdiction) biridir.

Bilindiği gibi ilaç sektörünün önde gelen şirketlerinden Sanofi; Kazakistan ve Ortadoğu’da yapılan operasyonların ardından yolsuzluk yapmak ile suçlanmıştı. Sürecin sonunda FCPA (Rüşvetin Önlenmesi ve Yabancı Ülkelerde Yolsuzluk Uygulamaları Kanunu) ihlalinden dolayı SEC (Securities And Exchange Commission), ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyon tarafından hakkında dava açılan Sanofi 25 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etti. İddianameye göre dev şirket, kamu ihalelerini kazanmak ve genel olarak ürün satışlarını arttırabilmek için kamu görevlilerine ve sağlık çalışanlarına rüşvet verdi.

SEC, Sanofi’nin FCPA’nin defter ve kayıtlar ile iç muhasebe kontrol hükümlerini ihlal ettiğini iddia etmişti. Sanofi bulguları ve iddiaları kabul veya reddetmeden, 5 milyon dolarlık bir cezayı, bunun yanı sıra 17,5 milyon dolar bedelinde haksız kârların iadesini ve 2,7 milyon dolar faiz ödemeyi kabul etti.

Kazakistan’da 2007 ve 2011 yılları arasında Sanofi Kazakistan’ın üst düzey yöneticileri, yabancı kamu görevlilerine verilmek üzere kamu kurumlarında, ihale verilmesini sağlamak üzere bir rüşvet sistemi oluşturdular. Yabancı yetkililere ödenen rüşvetin kaynağı ise Kazakistan’daki Sanofi çalışanlarına avanta vermek için üst düzey yöneticilerle işbirliği yapan birçok distribütöre verilen indirimlerle elde edildi.

Rüşvet sistemi birkaç aşamadan oluşuyordu. İlk aşama, Sanofi Kazakistan’ın üst düzey yöneticileri, Sanofi ürünleri olabilecek ilaçlara yönelik bir kamu ihalesi distribütörü atadılar. İkinci aşama, söz konusu distribütör, kamu ihalesi için bir teklif sunuyor ve ihalenin alınması durumunda Sanofi’ye ihale şartlarını yerine getirebilmesi için gerekli ürünleri satın alması gerektiğini bildiriyordu.  Üçüncü aşama olarak, Sanofi ile distribütör arasındaki satış fiyatı, distribütörle kamu kurumu arasındaki satış fiyatından önceden belirlenmiş bir indirim (pre-determined discount) veya kredi notu (credit note) içeriyordu. Dördüncü aşama, indirim veya kredi notunun miktarından Sanofi ve distribütör, Kazak yetkililerine rüşvet vermek için kullanılacak bir fon oluşturabiliyorlardı.

Son olarak, Kazak yetkililerine rüşvet vermek için kullanılan fonlar bir kez tahsis edildikten sonra, distribütör bu paraları Sanofi çalışanlarına geri verebiliyordu. Sanofi çalışanlarına geri verilen komisyonlar iç e-tablolarda takip edildi ve “marzipans” (badem) olarak adlandırıldı.

Rüşvet olayı yaşandığı zaman Sanofi distribütör indirimleri için standart bir politikaya sahip değildi ve yerel birimler tarafından sağlanan indirimler yeterli şekilde incelenmiyordu. İlgili dönemde ihale satışları yüzde 200’ün üzerinde artmış olması da yeterince incelenmemişti. Rüşvet sistemine katılan distribütörler, Sanofi’nin Kazakistan’daki en büyük distribütörleri idi. Kazakistan’daki yolsuzluklar sonucunda Sanofi, yaklaşık 11.580.099 ABD Doları karşılığı kâr etti.

Orta Doğu ve Körfez bölgesinde ise sağlık uzmanlarına Sanofi ürünleri reçetelerini arttırmak için çeşitli ödemelerde bulunulduğu saptandı. Sanofi’nin bu bölgede çalışanları ve temsilcileri 2011’den 2013’e kadar Sanofi, ürünlerinin satışlarını arttırmak için yabancı kamu görevlileri ve sağlık görevlilerine çeşitli şekillerde ödemelerde bulundu. Bu tür ödemelere Sanofi’nin bölgedeki üst düzey yöneticileri de katılıyordu.

SEC ile müzakeler sürerken Sanofi’nin çeşitli iyileştirme faaliyetleri de dikkate alınmıştı.

Soruşturma süresince Sanofi, söz konusu bölgelerde iç soruşturmalarda ortaya çıkan olgulara ilişkin SEC’e düzenli brifing verdi. Yine bu süre boyunca soruşturma süresince Sanofi Komisyonun bağımsız olarak ulaşamayacağı bilgiler dahil öğrendiği olguları komisyona zamanında iletmek konusunda da hevesli davranmıştı.  Davalı ayrıca iyileştirici çabaları, uyum programındaki iyileştirmeler ve uygulamalar ile ilgili de SEC’e bilgi sağlamaya devam etti.

Komisyonun soruşturmasından önce, Sanofi; merkezi bir uyum programı geliştirmek, kendi iç kontrollerini ve sağlık personelleri ile ilgili harcamalar üzerindeki prosedürleri yenilemek, uyum görevlilerinin sayısını küresel olarak artırmak, yerel uyum kurullarının faaliyetlerini geliştirmek ve uyum personelini yüksek riskli yerel pazarlara yerleştirmek gibi çalışmalarla  programını bağımsız olarak geliştirmeye başlamıştır.

Ayrıca sağlık personelleri ve kamu görevlileri ile ilişkiler, seyahat, ağırlama, hediye, toplantı ve kongreler ile ilgili yönetişim politikalarını da geliştirmişti. Yine yolsuzlukla mücadele, denetim ve 3. taraflarla ilgili durum tespiti (due dilligence) ile ilgili çalışmalar yapılmıştı. Bunun aynı sıra sağlık personelleri için Sanofi sponsorluğundaki bazı etkinliklerde yakın takibe alınmıştı.

Sanofi bunun yanı sıra üst düzey yerel yöneticileri de dahil olmak üzere 121 çalışanının işine son verdi. 14 çalışanın istifasını kabul ederken, 49 çalışanına farklı disiplin cezaları uyguladı.

Bu tür iyileştirme çabalarını hafifletici sebep olarak gören SEC bu doğrultuda dava açılmadan anlaşma yoluna gidilmesine ve cezanın makul bir düzeyde kalması konusunda Sanofi ile anlaştı.

Sanofi bunun yanı sıra en az 2 yıllık bir süreç boyunca yakından izlenecek ve SEC’e düzenli aralıklarla yapılan iyileştirme ve faaliyetler hakkında rapor vermeyi de kabul etti. Bunu yanı sıra Sanofi herhangi bir bildirim veya mahkeme emri olmadan ve herhangi bir kısıtlamaya tabi olmamak üzere Komisyon tarafından kendisine talep edilen tüm bilgileri de sunmayı taahhüt etti. Hatta mevcut ve eski çalışanlarının, temsilcilerinin ve yöneticilerinin makul bir zaman ve yerde Komisyon ile görüşmesini sağlamak için gereken çabayı da göstereceğini konusunda garanti verdi.

Sanofi yakın geçmişte FCPA ihlalleri yüzünden SEC’in radarına takılan ilk büyük ilaç firması değil. 2015’de Bristol-Myers Squibb Çin’de sağlık çalışanlarına nakit veya başka yollarla rüşvet dağıttığı için 14 milyon dolardan fazla ödeme yapmayı kabul etmişti. 2016 yılında benzer sebepler ile GlaxoSmithKline 20 milyon, Novartis 25 milyon dolar cezaya çarptırıldı. Fakat ilaç sektörü için en büyük FCPA ihlali ve cezası Rusya, Ukrayna ve Meksika’daki yabancı kamu görevlilerine rüşvet vermekle suçlanan ve 519 milyon dolar ceza ödeyen Teva Pharmaceuticals tarafından işlendi.


Yazı: Ali Cem Gülmen, TEİD Araştırma ve Yayın Koordinatörü

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.