Birçok araştırma bize; kadınların erkeklerden yolsuzluğa karşı daha dirençli olduğunu, üstelik yolsuzlukla mücadele denetimleri etkili olduğunda bu direncin daha da fazla arttığını gösteriyor.

İnsanlar işyerinde başarı için etikten ne kadar ve nasıl ödün verirler? İşte bu sorunun cevabı uzun zamandır araştırılıyor. Yapılan son araştırmalar kadınların çalışma hayatında etik ve başarı arasında dengeyi çok daha iyi kurabildiklerini gösteriyor.UC Berkeley-Haas üniversitesinde iş etiği konusundaki çalışmaları ile bilinen Laura Kray’in bu konuda söyledikleri oldukça ilginç: Erkekler kadınlara göre daha “yumuşak” etik standartlarına sahip. Laura Kray’e göre kadınlar ve erkekler etik ilkelere bağlı kalmak için farklı türde desteklere ihtiyaç duyuyorlar. Erkekler etik ilkeleri egosantrik olarak uyguluyor ve etik ikilemler karşısında aldıkları kararları sadece “iş” olarak görüyorlar.Öte yandan kadınlar, etik ikilemler karşısında aldıkları kararların “iş”in ve egolarının ötesinde görmeye çok daha fazle eğilimliler.

KADINLARIN ERKEKLERDEN DAHA FAZLA RİSKTEN KAÇINMA DÜRTÜSÜ İLE TUTARLI OLARAK, YOLSUZLUKLA MÜCADELE ÖNLEMLERİNİN KADINLAR ÜZERİNDE DAHA FAZLA İŞE YARAYABİLECEĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİZ.

Birleşmiş Milletler’in İnsani Gelişme Raporu’nda yer alan Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’ndeki verilerle Dünya Bankası’nın Yönetişim Göstergelerinin Yolsuzluk Kontrolü Göstergesi (2013 için) karşılaştırıldığında, yolsuzluğun kontrolü ve cinsiyet eşitsizliği arasında negatif bir korelasyon bulabiliyoruz. Bu tür tek yanlı korelasyonlar ilgi çekici oldukları kadar yanıltıcı da olabilirler fakat yine de daha yüksek cinsiyet eşitsizliklerinin saptandığı ülkelerin yüksek yolsuzluk seviyelerine sahip olmaları dikkat çekici.

Daha sonra David Dollar’ın Dünya Bankası adına yaptığı çalışma ise yolsuzluk ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği arasındaki ilişkiyi daha fazla ortaya çıkardı. İlk araştırma özgürlükler, gelir ve eğitim verilerini içeriyordu. Daha düşük yolsuzluk oranlarına sahip ülkelerde kadınlar bu tür haklara daha fazla sahip oluyor ve daha da önemlisi yasama ve yürütme içinde daha fazla söz hakkı bulunuyordu. Daha düşük seviyede yolsuzluk görülen ülkelerde kadınların kamu görevlerine katılımı çok daha fazla gözüküyordu.

Peki kadınların ve erkeklerin muhtemel yolsuzluk durumları karşısında davranışlarında farklılıklar bulunuyor mu? Rachel Croson ve Uri Gneezy tarafından yapılan bir araştırmada erkekler ile karşılaştırıldığında kadınların riskten daha çok kaçındıkları (kadın yöneticiler hariç), sosyal olarak daha duyarlı oldukları, daha fedakar ve işbirliği yapmaya eğilimli oldukları gözden kaçmıyordu. Söz konusu araştırmada yolsuzlukla ilgili cinsiyet farkı olup olmadığı sorusu üç ayrı konuya ayrılmıştı:

  • Yolsuzluk karşısında cinsiyet farklılıkları
  • Rüşvet kabul etmede cinsiyet farklılıkları
  • Rüşvet vermede cinsiyet farklılıkları

KADINLAR RİSKTEN KAÇINIYOR

Aslında bütün araştırmalarda görülen o ki, kadınların yolsuzluğa karşı toleransları erkeklere göre çok daha az. Fakat araştırmalar birçok açıdan gerçeği tam olarak yansıtmama riski de taşırlar. Özellikle anket sorularına verilen cevaplar gerçek iş hayatını ve orada verilen tepkileri yansıtmayabiliyor. Vaka çalışmaları ve deneysel araştırmalar ile desteklenmedikçe bütün bulgular havada kalabiliyor.

Bu arada kadınların yolsuzluğa karşı tutumları ilginç bir şekilde bölgeden bölgeye, kültürel olarak da değişebiliyor. Vivi Alatas ve arkadaşları (2009), Avustralya, Hindistan, Endonezya ve Singapur’da uluslararası çapta bir deney gerçekleştirdi. Çalışma, Avustralya’da kadınların erkeklere göre daha az rüşvet aldığını, Singapur’da ise bunun tersinin görüldüğünü gösterdi. Hindistan ve Endonezya’da ise kadınlar ve erkekler arasında hiçbir anlamlı fark tespit edilmedi.

Ancak, Burkina Faso’da, deneklerin habersiz olduğu bir saha deneyinde, Olivier Armantier ve Amadou Boly (2011), kadınların yakalanmaktan korkmadıkları zaman rüşvet kabul etme ihtimalinin de en az erkekler kadar yüksek olduğunu belirlediler. Kadınların erkeklerden daha fazla riskten kaçınma dürtüsü ile tutarlı olarak, yolsuzluk ile mücadele önlemlerinin kadınlar üzerinde daha fazla işe yarayabileceğini söyleyebiliriz. Bu sonuç daha önce Frank Schulze’nin araştırmalarında da (2003) gözlemlenmişti. Araştırmalarda, erkekler ve kadınlar, herhangi bir denetim yapılmadığında eşit derecede rüşvet kabul ederlerken, denetimler var ise kadınların rüşvet alma ihtimali önemli ölçüde düşmekteydi.
Aslında birçok araştırma bize; kadınların yolsuzluğa karşı erkeklerden daha dirençli olduğunu, üstelik yolsuzlukla mücadele denetimleri etkili olduğunda bu direncin daha da fazla arttığını gösteriyor. En azından devlet kademelerinde kadın sayısını artırmanın bile yüzeysel olarak yolsuzluğu azaltabileceğini görmek kadınların yolsuzluk konusundaki dirayetli tavırlarının bir göstergesi olabilir.


Dr. Bahar Karacar – Etik ve İtibar Derneği (TEİD) 

Turkish Integrity Center of Excellence – TICE Proje Koordinatörü

 

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.