Türk asıllı ABD’li psikolog ünlü Muzaffer Şerif’in grupların işbirliği ve çatışması ile ilgili yaptığı deney sosyal psikoloji açısından bir devrim niteliğine sahip olacaktı…

24 öğrenci ıssız bir yaz kampına yapılacak sosyal deneyden habersiz tatil yapması için getirilmişti. Benzer aile geçmişlerine, ilgi alanlarına ve ders notlarına sahip öğrenciler tamamen gelişigüzel bir şekilde 2 gruba ayrılmışlardı. İlk başlarda 2 grup da kendini tek zannediyor ve diğer grubun varlığından haberi yoktu. Kaldıkları yerlerde birbirine uzak olduğu için iki grup önceleri hiç karşılaşmamıştı. Her iki grupta daha evvel arkadaş olan bazı öğrencilerin ayrı kamplara yerleştirilmişlerdi.

Gruplar kamp hayatında ilk başlarda kendi içlerinde bir sistem oluştururlar. Grupların içinde liderler belirir ve hiyerarşik bir yapı oluşur. Daha sonra her iki grup birbirini keşfediyor. İlginç kısım ise burada başlıyor. Grup üyelerinin karşı gruptan olanlara karşı sebepsizce ve önyargılı olarak kötü ve düşmanca davrandığı görülür.  Daha sonra Şerif ve ekibi aralarında sorun çıkan iki gruba 4 gün sürecek ve çeşitli spor etkinlikleri olan bir turnuva yapmayı öneriyorlar. Kazanan grup hem kupa hem de çeşitli ödüller kazanacaktır. Gruplar kendilerine Rattles ve Eagles isimlerini veriyorlar ve aralarındaki kutuplaşma giderek artıyor. Oyunlarda büyük hırsla yarışırken karşı takıma da hakaret etmeye başlıyorlar. Gerginlik o kadar artıyor ki işi birbirlerinin bayraklarını yakmaya ve kavgalara kadar götürüyorlar.  O kadar çok kavga çıkıyor ki Muzaffer Şerif ve ekibi neredeyse deneyden çok çocukları ayırmakla uğraşıyor.

Bundan sonra deneyin ikinci kısmı başlıyor. Bu kısımda araştırmacılar iki grup arasındaki çatışmayı nasıl sonlandırabilecekleri konusu üzerine çalışırlar. Grupların barıştırılması için taraflara beraber film izlettirilir, çeşitli sosyal etkinliklere beraber katılmaları sağlanır. Fakat her şey nafiledir. İki grup arasındaki gerginlik ve çatışma bir türlü azalmaz.

Bunun üzerine araştırmacılar iki grubu başka bir bölgeye götürürler. Burada çocuklara su şebekesinin tahrip edildiğini ve ancak birlikte çalışırlarsa tamir edebileceklerini söylerler. İlginç bir şekilde gruplar işbirliği ile elbirliği ile su şebekesini tamir ederler. Barış için ilk adımlar atılmıştır. Daha sonra gruplara film izleyebilmeleri için para birleştirmeleri gerektiği söylenir. İki grup parayı işbirliği ile kolayca toplamayı başarır. Bu iki sorunun çözümü grupları birbirine yaklaştırır.  Artık beraber yemek yiyor ve daha az kavga ediyorlardır. Araştırmacılar çocuklara yeni problemler sunarlar ve çocuklar bütün problemleri çatışma yaşamadan işbirliği ile aşarlar.

Gruplar arası çatışmanın toplumsal işbirliğini etkin biçimde engellediğini öne süren Muzaffer Şerif’e göre, grupların olağan dışı amaçlara yönelik çalışmaları bir süreç niteliği kazandığında, bir süre sonra olumlu bir “birikim” ortaya çıkabiliyordu.

Aslında burada kurumlar açısından da önemli dersler çıkarılabilir. Çalışanların arasında rekabeti kontrolsüz bir şekilde arttırmak yerine çalışanları ortak noktalarda buluşturmanın yolları üzerine çalışılmalıdır. Birimlerin rekabetinin fayda sağlayacağından daha çok birimler arasındaki uyumun sağlayacağı faydalar üzerine yoğunlaşılması gerekir. Hatta bu tüm sektör için de geçerli olabilir. Şirketler rakipleri ile didişmek yerine aynı gemide olduğunu unutmamalı ve ortak hedeflere yönelmeyi denemelidirler.

 

———————————————————————————————————————————-

Ali Cem Gülmen – Araştırma ve Yayın Uzmanı, Etik ve İtibar Derneği

 

Kaynaklar:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Muzafer_Sherif

http://psychclassics.yorku.ca/Sherif/index.htm

 

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.