Bir trenin içerisindesiniz. Daha kırsal bir bölgeye seyahat ya da ziyaret amaçlı gidiyorsunuz. Trenin camından dışarı baktığınız zaman yemyeşil uzun çayırlar, masmavi bir gökyüzü ve çimenlerde otlayan güzel inekler görüyorsunuz. Ne kadar huzur verici ve güzel bir manzara. Sizi mutlu ediyor.

Fakat aradan geçen 15-20 dakika sonrasında görüntü artık sizi ilk andaki gibi etkilemiyor, inekler ise gülümsemenizin devamı için pek de yeterli gelmiyor. Çünkü çoktan alışagelmiş ve hafiften de sıkıcı bulmaya başladınız bile. Fakat tüm ineklerin içinden bir tane mor inek görmüş olsaydınız hayrete düşerdiniz değil mi? Farklı, alışagelmişin dışında ve de tam anlamıyla hayret verici! Uzun bir süre ona bakmaya ve anlamaya çalışırdınız. Hatta keşke şansınız olsa da trenden inebilseniz… Bu zamana kadar gördüğünüz en farklı şey bu mor inek. Tabi bir süreliğine… Seth Godin tarafından kaleme alınmış ve pazarlama dünyasının çok satanlar listesinde uzun süre liderliği koruyan “Mor İnek” kitabı, tercih edilen olabilmek için öncelikle diğerlerinden tamamen farklı olabilmeyi başarmak ile ilgili güçlü tüyoları yukarıdaki gibi yolcu ve mor inek metaforuyla başlayarak okuyucuya aktarmıştır. Genel olarak yeni ürün geliştirme ve pazar payını yükseltme ve pazarlama stratejileri içerikli bir kitap olsa da aslında “Mor İnek” metaforu neredeyse her konuya evirilebilecek kadar güçlü bir betimlemedir. Konuyu biraz daha küçülterek ve aynı zamanda ticari taraftan uzaklaştırıp bireyselleştirerek bakmaya başladığımız zaman ortaya ucu varoluşçuluğa kadar gidebilecek bir sorgulama çıkıyor. “Sizi diğer insanlardan ayıran özellik nedir?” Kişinin cevabını zorlanarak verdiği sorulardan bir tanesi hatta belki de en zoru olsa gerek. Genel anlamda toplum psikolojisini düşündüğümüz zaman, büyük ihtimalle soruya %49’luk kısım güçlü gözükmek adına diğer bireylerde de yoğun olarak rastlanan özellikleri ard arda sayacak ve diğer %49’luk kısım ise sessizce aslında bir özellikleri olmadığını hemen kabul ederek bu stres verici andan uzaklaşmayı kendileri için başarı sayacaktır. Çoğunluklardan geri kalan %2’lik kısım gerçek anlamda farklılığı yakalayıp sadece fark etmekle kalmayıp bunu bir avantaja çevirerek zaten toplumun Mor İnek’leri olarak liderlik ve başarı koltuklarına VIP rezervasyonunu yaptırmış kesimdir. Diğer %98 ise onları seçilmiş, ayrıcalıklı, torpilli ve kendileri için olması uzak bir hayal olarak görmeye devam edip aslında sadece içlerini rahatlatmaya devam edecektir.

Siz Trene Değil, Trendekiler Size Baksın…

Seth Godin’in kitapta sıkça değindiği ve oldukça ilgi çekici olan bir diğer nokta ise sıradanlık tercihinin aslında çok daha büyük bir risk olmasıdır. Şaşırtıcı değil mi? Birçok kişi için, bilinen ve daha önce deneyimlenmiş olanı devam ettirmek en güvenli tarafta kalmak iken 21.yy’da artık bunun adı gelişime ve değişime karşı olan korkaklıktan başka bir şey değildir. Endüstri 4.0 da var olanı değiştirmeye gerek duymadan, sessiz sedasız bir köşede fark edilmeden her gün yaptıklarınızı tekrar ediyorsanız bunun anlamı aslında kişisel veya ticari başarısızlığa giden en kestirme yolda adeta bir Usain Bolt performansı sergiliyorsunuz demektir. Bu durumda çok basit bir matematikle konuyu şöyle özetleyebiliriz. Sıradan yöntemlerle daha önceki ayak izlerinin takibiyle ilerlemeyi tercih ederseniz rekabet etmeniz gereken dünyanın %98 lik bir dilimi mevcut olacaktır ki bu dilimi zaten en baştan kaybedenler olarak belirlemiştik bile. Buradaki mücadelenizde başarı çok fazla cümle içinde geçmeyecek sadece kim daha az kaybetmeyi başaracak temalı olacaktır. Fakat içinizdeki veya işinizdeki Mor İneği bulmuş iseniz rakiplerinizin oranı bir anda yüzde %2 ye düşüyor ki bu sonuç aynı zamanda size başarılı olmaktan başka bir olanak sunmayacaktır.

 Bu Yolculukta Sizin Rolünüz Nedir?  

Aslında yine dönüp dolaşıp başarı veya başarısızlığın bir tercih meselesi olduğuna geliyoruz. Her gün yeni pazarlama yöntemlerine, start-up firmalara, bir anda ortaya çıkarak piyasada ses getiren yeni girişimcilere ve hızına yetişemediğimiz bir teknoloji dünyasına uyanıyorken sizce Etik ve Uyum dünyası bu resimde kendisini gerçekten doğru konumlandırabiliyor mu? Mor İnek olabilmek adına farklılık yaratmayı külfet sayan geleneksel Etik ve Uyum yöneticileri, sadece manzarayı izleyen sıradan yolcu koltuğunu da kendilerine yakıştıramadıkları için bu hikâyede yerlerini trendeki bilet kontrol memuru olarak mı belirlediler yoksa? Olağanüstü bir manzaranın bile insan üzerindeki uyarıcı etkisi 10 dakika içerisinde sonra eriyorken, alışagelmiş yöntemlerle kişilere aktarılan prensipler bireyin üzerinde ne derece ve maksimum ne kadarlık bir süre için etkili olabilir ki? Kim dışarıda daha önceleri görmedikleri bir görüntü varken dönüp bileti kontrol eden kişinin adını sorar veya yüzüne bakar? Fırsatların ve seçeneklerin neredeyse limitsiz olduğu yeni dünya düzeninde alışılagelmiş gri renklerle geleneksel tarafta kalmaktansa artık çok renkli ve tercih edilen aynı zamanda da hayrete düşürmeyi başaran tarafa geçmek, başarılı olmak isteyen bir Etik ve Uyum Lideri için kaçınılmaz tercih olacaktır. Bu tercih noktası aslında tam da etik dünyası ile pazarlama dünyasının buluştuğu noktadır. Doğru tanıtma ve pazarlama stratejilerini benimseyen bir Etik ve Uyum yöneticisi için iç müşterinin dikkatini çekmek için çok da efor sarf etmesine gerek kalmayacaktır. Tüm bunların üzerine bir de markaya sadakat oluşturma yöntemlerini kullanarak iç müşteriyi doğal bir Etik ve Uyum Kuralları savunucusu haline getirebildiği zaman ise bilet kontrol memuru değil Mor İneğin ta kendisi olmayı başarmış demektir. Satış-Pazarlama dünyasında neredeyse 100 yıldan fazladır uygulanan tüm bu yöntemlerin her biri ayrı birer makale konusu neredeyse. Fakat bu alanda tekniklerini geliştirmek isteyen Etik ve Uyum Lideri teorik anlamda gelişmenin yanı sırada sadece kendi firmasının satış pazarlama birimlerine yapacağı iş dışı ziyaretler ve pazarlama teknikleri konusunda ki fikir alışverişleri ile bile pratik anlamda süratle gelişim kaydedebilir. Hızlı yaşanan değişimleri gözlemlediğimiz zaman Etik ve Uyum Yöneticilerimizin kapısını yakın zamanda 98’lik dilim veya  %2 lik dilim içerisinde yer alma tercih anının çalacağını görebiliyoruz. Kendi işimi yaptığım yetmiyor bir de bunun pazarlamasını da mı yapacağım diyen ve %98 lik dilime girmeye aday olan sevgili Etik ve Uyum Yöneticilerimiz unutmamalıdırlar ki yapılan iş doğru tanıtılmadığı sürece fark edilmeden yok olmaya veya hemen unutulmaya mahkûmdur.Etik ve Uyum Yöneticiliği Meslek Standartları henüz daha yeni yayınlanmışken yani yeni kelimesi ile mor rengin en fazla hakkını verebilecek meslek dalı iken bunları bir kenara itip klasik yöntemlerle ilerleme konusunda ısrarcıysanız sadece küçük bir sosyal deneyle çalışanlarınızın zihninde ki kalıcılık oranınızı ölçebilirsiniz. Yeni düzenlemelerinizi, uyarılarınızı veya yönetmelik ile ilgili hatırlatmalarınızı gün içerisinde ortalama 145 mail alan iç müşteri topluluğunuza yine buram buram prosedür kokan uzun bir mail olarak atmışsanız gönderim tarihinizden yaklaşık 5 iş günü sonra farklı departmandan herhangi bir çalışanınıza sohbet arasında son mailinizin içeriği konusunda fikrini ve yorumlarını sorun. Şanslıysanız sizin vereceğiniz beş ya da altı tüyo sonrasında güç bela konuyu hatırlayabilecektir. Çünkü yüksek ihtimal büyük bir çoğunluk zaten okumadan arşivlemiş olacaktır. Pazarlama gurusu olarak bilinen Philip Kotler’e göre modern iş dünyasında pazarlama tüm şirket çalışanlarının işidir. Ayakta kalmayı ve yükselmeyi hedefleyen bir şirketin tüm departmanları pazarlamayı en az pazarlamacılar kadar iyi bilmek zorundadır. Etik ve Uyum Liderleri’ninde artık kendilerini farklı kılan, işlerini rutinden ve alışagelmişin dışında tutan o mor rengi keşfetmeleri gerekmektedir. Tüm bunlar bir yana sizin bu stratejileri yönetme becereniz sadece Etik ve Uyum departmanının bilinirlik faydasına değil aynı zamanda tüm şirketin gelişim ve ilerleme konusundaki faydasına da olacaktır. David Packard’ın dediği gibi “ Pazarlama, yalnızca pazarlama bölümüne bırakılamayacak kadar önemlidir.”


Deniz Alev ERKANOL, Pazarlama Uzmanı

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.

Referanslar :

Kitap:

Mor İnek : İşinizi Farklılaştırarak Dönüştürün – SETH GODIN

Video :

Seth Godin TEDeX Konuşması

https://www.youtube.com/watch?v=uB_B3V7pGoU