Suistimalcinin Kirli Saklambaç Oyunu!

Suistimalci kirli saklambaç oyununu dünyanın her yerinde ve her sektöründe oynuyor. Çoğu zaman da yakalanmamak için bu kirli oyununu kullandığı yaratıcı yöntemler ile şirket defterlerinde gizliyor.

Şirketin bankasından para çalan suistimalci, çalınan tutarı şirket kayıtlarında tahmini mümkün olmayan bir “varlık” kaleminin içine saklayabiliyor. Veya bir kamu görevlisine rüşvet veren bir şirket, ödenen rüşvet tutarını alınan başka bir belge ile bir gider hesabında yasal bir gidermiş gibi gösterebiliyor.

Saklambaç oyununu oynayan suistimalcinin, ebe karşısındaki avantajı tartışılmaz. Hep bir adım önde! Suistimalciyi yakalamanın en etkin yollarından biri ise suistimali “nerede” gizlediğini, diğer bir deyişle “saklama yöntemini” keşfetmek.

Association of Certified Fraud Examiners (ACFE)’nin yayınladığı çalışan suistimallerine ilişkin 2016 Küresel Suistimal Çalışması’na göre vakaların %95’inde suistimalci kirli oyununu kullandığı yaratıcı yöntemler ile saklıyor. Vakaların %5’inde ise suistimalci oyununu gizlemeye dahi gerek duymuyor. Rapora göre en sık karşılaşılan 10 gizleme yöntemi ile vakalarda (yaklaşık) karşılaşılma oranları aşağıdaki gibi:

  1. Fiktif fiziksel belge yaratılması (%55)
  2. Fiziksel belgelerin hileli bir şekilde değiştirilmesi (%51)
  3. Muhasebe kayıtlarının değiştirilmesi (%40)
  4. Muhasebe sistemine fiktif işlem kaydedilmesi (%40)
  5. Fiziksel belgelerin yok edilmesi (%35)
  6. Elektronik doküman veya dosyaların (excel gibi) değiştirilmesi (%33)
  7. Fiktif elektronik dosya veya doküman yaratılması (%32)
  8. Fiktif muhasebe kaydı atılması (%30)
  9. Muhasebe sisteminde hesap bakiyelerinin değiştirilmesi (%30)
  10. Hesap mutabakatlarının değiştirilmesi (%25)

Bu somut veriler suistimalin saklanmasında açık ara en fazla karşılaşılan yöntemlerin “fiktif fiziksel belge yaratılması” ve “fiziksel belgelerin hileli bir şekilde değiştirilmesi” olduğunu gösteriyor. Sonrasında ise %40 gibi bir oranla “muhasebe kayıtlarının değiştirilmesi” ve “muhasebe sistemine fiktif işlem kaydetmek” geliyor. Bu bulgular dahi suistimalcinin yakalanmasının ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor.

Ancak suistimal ile mücadele edenler eldeki şüpheler odağında fiziksel ve elektronik verileri iyi analiz eder, dokümanları dikkatlice inceler ve muhasebe sisteminde şüpheli kayıtları adım adım ve inatla takip ederse, muhasebe sisteminin derinliklerinde ustaca saklanmış bir suistimali ortaya çıkarması oldukça muhtemeldir.

Ebe, saklambaç oyununda saklanan oyuncuyu bulup, gördüğü kişinin ismini söyleyip, sayı saydığı duvarı sobelerse oyunu kazanır. Suistimal ile mücadele edenler de yukarıda belirtilen teknik özelliklere dikkat, titizlik, hız ve en önemlisi cesaret eklerse, suistimalciyi sobelemek artık bir “çocuk oyunu” olabilir.


Fikret Sebilcioğlu, CFE, SMMM Cerebra Muhasebe Denetim Danışmanlık Yönetici Ortağı

Fikret Sebilcioğlu, muhasebe, denetim ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren Cerebra’nın yönetici ortağıdır. Muhasebe, bağımsız denetim, nansal raporlama, iç kontroller, adli muhasebe ve suistimal denetimleri ile uyum programları konularında 20 yıldan daha fazla tecrübeye sahiptir.

Fikret Sebilcioğlu Türkiye’de yerleşik birçok uluslararası şirkete UFRS, US GAAP, iç kontroller, iç denetim ve Sarbanes & Oxley Kanunu’na uyum alanlarında hizmet vermiştir. 2009 yılından itibaren beyaz yakalı suistimalleri, varlıkların kötüye kullanılması, rüşvet, fatura komisyonları (kickback), nansal tablo suistimalleri, Foreign Corrupt Practices Act and UK Bribery Act kanunlarına uyum ile karmaşık adli muhasebe alanlarında birçok projeyi yönetmiştir.

Cerebra’dan önce, Sebilcioğlu PwC İstanbul ve Rotterdam o slerinde 1993-2008 yılları arasında 15 sene çalışmıştır.

Suistimal İnceleme Uzmanı (Certifed Fraud Examiner), Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Kamu Gözetimi Kurumu tarafında verilen Bağımsız Denetçi unvanlarına sahiptir. Fikret Sebilcioğlu, Uluslararası Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği (ACFE Turkey Chapter) ve Etik ve İtibar Derneği (TEİD) Yönetim Kurulu üyesidir. Ayrıca Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) ve İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ISMMMO)’nın nin aktif üyesidir.

İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümünden 1993 yılında mezun olmuştur.

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.