“Suistimal ile Mücadelenin Temeli: Farkındalık” Yazı Dizisi[4]

Şirketlerde suistimalleri asgari düzeye indirmenin en etkili yolu dürüst çalışmaya olanak sağlayan bir ortam oluşturmak. Bu ortamın oluşturulmasında etik ve uyum programları ise, şirketin dürüst iş yapma beklentisinin çalışanlara iletildiği en kritik araç.

Etik ve uyum programlarının veya diğer bir ifade ile davranış kurallarının şirketlerdeki suistimal vakalarını azalttığı araştırmaların ortaya koyduğu somut bir gerçek. Bunun nedeni bu programların çalışanlardan nasıl bir davranış beklediğini açıkça ortaya koyması ve aklından suistimal yapmayı geçirenleri caydırması olsa gerek. Ancak somut olan bir gerçek de bu programları yazmanın kolay, hayata geçirmenin ise birçok zorluklar içermesi. Zira üzerinde çalışılan “insan” ve her insanın yaşamında oluşturduğu kendine özel davranış seti ve bunları etkileyen ahlaki değerleri var.

Dennis Collins “Essentials of Business Ethics” adlı eserinde şöyle diyor: “Her insan hırs, öfke, kıskançlık, şehvet, gurur gibi duygularını yönetirken ahlaki ikilemler yaşar. Bunun yanında her insanın ailesinden, arkadaşlarından, öğretmenlerinden, dini ve siyasi liderlerinden veya örnek aldığı, diğer ahlaki model ve kültürlerden etkilenerek oluşturduğu, kendine özgü bir ahlaki bakış açısı ve davranış seti vardır.”

Şirketler farklı ahlaki değerleri olan kişileri istihdam ederler ve bu kişilerden şirketin ortak etik kurallarına göre davranmalarını beklerler. Şirketlerin çalışanlarından beklediği etik davranışları, farklı ahlaki değer yargılarına sahip çalışanlara anlatması ve etik davranışlarda ortak bir duruşun yakalanması kritik bir öneme sahiptir ve ciddi bir zorluktur.

Etik ve uyum programları ile etik davranışların şirketin genetik kodu haline gelmesi amaçlanır. Bu amaca ulaşmak için uygulanabilir etkin araçlar geliştirmek gerekiyor. Tüm bu süreç bana şirketin, aynı insanlar gibi, kendi ahlaki değerlerini yaratma gayreti gibi geliyor. Peki şirkete özgü ahlaki değerler nasıl yaratılabilir? Etik davranışların belirlenmesi, yazılması ve çalışanlara bildirilmesi ile bu değerlerin hayata geçirilmesi mümkün olabilir mi?

Dürüst bir iş ortamı yaratmak için konuya çok daha geniş bir perspektiften bakmak daha sağlıklı olacaktır. Süreç aslında bir kültür yaratma ve değişim projesidir ve birbirinden farklı olmakla birlikte bir ahenk içinde çalışması gereken birçok fonksiyonun tasarlanması ve uygulanması ile mümkündür. Bu fonksiyonları kısaca özetlemeye çalışacağım:

  • Etik liderlik: (a) Tepe yönetiminin yaklaşımının şirketin etik kültürünün oluşmasındaki önemi ve davranışları ile rol model olması (b) beklenen etik davranışların çalışanlara iletilmesinde doğrudan rol alması (c) etik veya yasal olmayan davranışların adil bir şekilde incelenmesi ve karar verilmesi (d) dürüstlüğün ödüllendirmesi ve desteklenmesi (e) Kucaklayıcı olması ve etik kültür yaratma sürecinde tüm çalışanları bu gayretin bir parçası haline getirmesi.
  • İnsan: Etik personelin işe alınması ve etik davranan çalışanların motive edilmesi ve desteklenmesi.
  • İletişim: Şirketin beklediği etik davranışların belirlenmesi ve yazılı bir etik ve uyum programının oluşturulması ve çalışanlara iletilmesi.
  • Etik karar verme süreci: Bir etik ve uyum programının tüm etik açmazları ve bu açmazlara verilecek cevapları içermesi mümkün olmadığı için, personelin bir iş kararı verirken sistematik süreçten geçmesinin sağlanması.
  • Eğitim: (a) Üst düzey yöneticiler de dahil olmak üzere, tüm çalışanlara online ve yüz yüze eğitimler yoluyla etik ve uyum programının anlatılması (b) gerçek iş hayatından örnekler yoluyla, çalışanlara etik açmazların aktarılması ve bunların diyalog ortamında tartışılması.
  • İhlal bildirimleri ve raporlama: Etik ve uyum ihlal bildirimlerinin misilleme korkusu olmadan yapılabilmesi ve bu bildirimlerin uygun yöneticilere raporlanması.
  • İç soruşturma: (a) İhlal bildirimlerinin değerlendirilmesi ve soruşturma yapılıp yapılmama kararının verilmesi (b) soruşturmanın tarafsız ve adil bir şekilde yürütülmesi (c) soruşturma sonucunda alınması gereken aksiyonların “zor dahi olsa” kararlı bir şekilde alınması.

Yukarıda bahsedilen unsurlar uygun bir şekilde yapılandırıldığı ve ahenkle işlediği sürece dürüstlüğün desteklendiği ortamı yaratmak ve sürdürmek mümkün.

Dürüst, şeffaf ve hesap verilebilirliğin olduğu bir ortam suistimalciyi deşifre eder.


Yazı: Fikret Sebilcioğlu, CFE, CPA, TRACE Anti-Bribery Specialist

Cerebra Muhasebe ve Danışmanlık Ortağı

Etik ve İtibar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı dizisi TEİD Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Sebilcioğlu tarafından 2018 Uluslararası Suistimal Farkındalık Haftası kapsamında kaleme alınmıştır.

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup, Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.