Varlıklarıyla derneğimize katkı sağlayan değerli kurumsal üyelerimizi daha yakından tanımak için sözü onlara bırakıyoruz! Gün + Partners Avukatlık Bürosu, Yönetici Avukatı, Sn. Filiz Toprak Esin ile ilk röportajımızı gerçekleştirdik. Katılımı için kendisine çok teşekkür ediyoruz. 

  • Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Ardından Hollanda, University of Leiden’da Uluslararası ve Avrupa Birliği Ticaret Hukuku alanında yüksek lisans yaptım. 2006 yılından bu yana Gün + Partners’da çalışıyorum. Şirketler hukukunun yanı sıra Ticari Suçlar ve Yolsuzlukla Mücadele ile Rekabet Hukuku çalışma gruplarında çalışarak müvekkillerimizin uyum projelerinde rol alıyorum.

TEİD’deki Kurumsal Üye temsilciliğimin yanı sıra Şeffaflık Derneği’nde de bireysel üye olarak faaliyetler gerçekleştiriyorum.

 

  • Kurumunuzu tanıtabilir misiniz?

Gün + Partners, 1986 yılında kurulmuş olup 70’in üzerinde avukatı ve toplam 150’den fazla personeli ile Türkiye’nin en büyük hukuk bürolarından birisidir.

Şirketler ve ticaret hukuku, fikri mülkiyet ve uyuşmazlık çözümleri hakkında hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri veriyoruz.

Müvekkil portföyümüz; ilaç, teknoloji, endüstriyel ürünler, tıbbi cihaz ve sağlık, tüketici ürünleri, tekstil, medya ve telekomünikasyon, sigorta ve reasürans başta gelmek üzere değişik iş ve ticaret sektörlerinde faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli şirketler, kamu kuruluşları ve STK’lardan oluşmaktadır.

Merkezimiz İstanbul’dadır. Ankara ve İzmir’deki bağlantılı ofislerimiz ile Türkiye’nin diğer önemli ticari merkezlerindeki bürolar ve yurt dışı bürolar ile işbirliği yapıyoruz, yerel ve çok uluslu müvekkillerimize dünya çapında destek sağlıyoruz.

Büromuz, temelde Türkçe ve İngilizce olarak hizmet vermekte olup, Almanca, ve Fransızca dillerinde de hukuki hizmet sağlamaktadır.

 

  • Etik ve Uyum alanında firmanızda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? En çok hangi alanlarda zorlanıyorsunuz?
  • Bu konuda TEİD’in size bir desteği oldu mu? Olduysa ne şekilde?

 

Her şeyden önce avukatlık mesleğinin getirdiği sorumluluk bilinciyle meslek kurallarını anayasamız olarak kabul ediyoruz. Ancak bunun ötesinde, büromuz kurumsallaşma süreçlerine önem veren bir anlayışa sahip olduğu için insan kaynakları ve mali işler başta olmak üzere birçok alanda da yönergeler hazırlamakta veya halihazırda uygulamaktayız. Genel etik kodumuz da bunlardan birisidir. Artık günümüzde avukatlar olarak bizler müvekkillerimizin üçüncü kişi hizmet sağlayıcıları ve bazı işleri için aracıları konumundayız. Bu sebeple birçok çokuluslu müvekkilimiz için daha iş ilişkisine başlamadan önce zaten due diligence incelemeleri kapsamında formlar dolduruyor, ve bazı beyanlar veriyoruz. Müvekkillerimizin sürekli gelişen ihtiyaçları bizleri güncellemeye ve geliştirmeye teşvik ediyor.

Bu anlamda, TEİD’in gündeme getirdiği konuların, imkan verdiği tartışma platformlarının ve özellikle ürettiği belgelerin bize olduğu kadar diğer sektörlerden üyelerine de çok yol gösterici olduğunu düşünüyorum.

 

  • Etik ve uyum alanında Türkiye’deki uygulamaların olgunluk seviyesini nasıl görüyorsunuz?

 

Etik ve uyum alanındaki gelişmeler ülkelerin refah seviyesini olumlu şekilde etkilemektedir. Ülkelerin etik ve uyum konusundaki sıralamasına baktığımızda Türkiye’nin ilerleme kaydetmesi gerektiğini görüyoruz. Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin geçtiğimiz günlerde yayınladığı 2017 Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki Türkiye’nin konumu kuşkusuz çok üzücü ve endişe verici. Türkiye, G20 ülkeleri arasında 13. sırada bulunurken, 35 OECD üyesi devlet arasında ise sondan ikinci sırada yer aldı. Bu algıyı değiştirebilmek için sadece kamu kuruluşlarının değil, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının da ciddi sorumluluk alması gerekmektedir. Özel sektörün yapabileceklerine ilişkin birçok örnek verilebilir: şirket içinde etik ve uyum kültürünün oluşturulması, etik kod ve prosedürlerinin tanımlanması, etik ve uyum ile ilgili eğitim programları ve denetim süreçleri geçirilmesi bunlardan sadece birkaçı…

 

  • Etik ve Uyum Yöneticiliğinin “bir meslek olarak” artık iş hayatına girmesini kariyer gelişimi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Etik ve Uyum Yöneticiliği genelde büyük ölçekli şirketlerde ve çoğunlukla borsaya kote ve/veya regüle sektörlerde (kimi zaman farklı isimlerle) görmeye alıştığımız bir pozisyondu. Ancak artık günümüzün iş yapış şeklinde Etik ve Uyum Yöneticiliğinin birçok sektör için ve hatta KOBİ’ler için dahi çok önemli bir pozisyon haline geldiğini söylemek yanlış olmaz.

Bu mesleğin iş hayatına girmesi ve bu alanda farkındalığın artması çok olumlu bir gelişme olmakla birlikte, bu alanda atılacak daha birçok adım olduğu da bir gerçektir. Bu anlamda, şirket organizasyonunda bu pozisyonun kilit bir noktada konumlandırılması, sisteme tamamen entegre edilmesi; ancak asıl önemlisi bu yöneticinin bağımsızlığının sağlanabilmesi gibi ek adımların atılarak bu yöndeki alışkanlıkların da yerleşmesini ümit ediyorum.

Etik ve Uyum Yöneticiliğinin bir meslek olarak iş hayatına girmesinde ve meslek standartlarının oluşmasında gönderdiği çaba için TEİD’e tebrik ve teşekkürlerimizi sunmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

  • TEİD’in eğitimlerine katılıyor musunuz? Dernek bünyesinde ek olarak ne gibi eğitimlerin olmasını arzu edersiniz?

TEİD eğitimlerine olabildiğince düzenli olarak katılmaya gayret ediyorum. Alanlarında uzman konuşmacıların ve üyelerin bilgi birikimlerini tüm üyelerle paylaşmalarını çok kıymetli buluyorum.

Aynı ruh ve sorumluluk duygusuyla, ben de TEİD’in İç Soruşturmalar Grubu’nun koordinatörlerinden biri olarak eğitimlerde yer alarak kendi tecrübelerimi üyelerle paylaşmaya gayret ediyorum.

 

  • TEİD’nin yayınlarını takip ediyor musunuz? İçerikleri nasıl buluyorsunuz?

TEİD yayınlarını takip ediyorum. Gerek sosyal medyada gerekse yazılı basında yayımlanan makaleler, dergiler, blog yazıları ve çevrilen kitapların hepsi profesyonel ve özverili çalışmanın ürünleri..İçerikleri son derece güncel ve önemli konulardan oluşuyor. İleride cep telefonumuzdaki uygulamalardan veya e-dergi olarak okuyacağımızdan eminim!

  • TEİD’in her yıl düzenlediği Uluslararası Etik Zirvesi içeriğini nasıl buluyorsunuz ve de zirvede olmasını istediğiniz konular var mı?

TEİD’in gelenekselleşmiş Uluslararası Etik Zirvesi Derneği tanımak, sevmek ve bağlanmak için çok başarılı etkinlikler. Ben de 2014 yılında ilk kez Etik Zirvesi sayesinde Derneğe adım atmıştım. Daha sonra “Sular Çekilden Sonra” temalı 7. Uluslararası Etik Zirveleri’ne sunum yapma fırsatını yakaladım. Bu çalışma sırasında hem kendimi geliştirmek adına hem de uygulamacılarla tecrübelerimi paylaşmak adına birçok kazanımım oldu.

Temaları ve konsepti itibariyle ne kadar vizyoner ve kaliteli bir organizasyon olduğunu kanıtlamış durumda. Bundan sonra da çizgisini bozmamasını, ulusal ve uluslararası katılımcılarla güncel konuları ve tartışmaları takip etmesini arzu ederim.


Filiz Toprak Esin, Gün+Partners Yönetici Avukatı

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.