Varlıklarıyla derneğimize katkı sağlayan değerli kurumsal üyelerimizi daha yakından tanımak için sözü onlara bırakıyoruz! Kurumsal üye röportajlarımızın bu sefer konuğu Paksoy Ortak Avukat Bürosu’ndan Sn.Av. Begüm Nişli. Kendisine katılımından dolayı çok teşekkür ediyoruz.

  • Kendinizi tanıtabilir misiniz?

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2007 yılında mezun oldum. İki yıllık bir çalışma deneyiminin ardından yüksek lisansımı İsviçre’de Lozan Üniversitesi’nde Uluslararası ve Avrupa Birliği Ticaret Hukuku alanında tamamladım. Türkiye’ye döndükten sonra bir e-ticaret sitesinde avukatlık yaptım ve çeşitli hukuk bürolarında birçok farklı alanda çalıştım. Uyum (compliance) kavramı ile 2013 yılında tanıştım. 2015 yılından beri bir parçası olduğum Paksoy Ortak Avukat Bürosu’nda Uyum ve İç Soruşturmalar ile Kişisel Verilerin Korunması departmanlarında kıdemli avukat olarak çalışıyor ve müvekkil şirketlerimize her iki alanda eğitimler veriyorum. Ayrıca TRACE International’ın sunduğu Anti-Bribery Specialist Accreditation programını tamamlayarak bu akreditasyonu Türkiye’de alan ilk kişiyim.

 

  • Kurumunuzu tanıtabilir misiniz?

Paksoy Ortak Avukat Bürosu, yerli ve yabancı yatırımcılara Türkiye’de hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlamak üzere 1997’de kurulmuştur; geçen yıl 20.nci senesini kutlamıştır.  İş dünyasında yerli yabancı şirketler ve yatırımcılar tarafından çok iyi bilinen, tanınan bir hukuk bürosudur; uzmanlık alanları, deneyimli avukat kadrosu ve güvenirliliği ile lider bir firmadır.  Hizmet verdiği hukuk alanları arasında şirket birleşme ve devralmaları, ortak girişimler, halka arzlar, sermaye piyasası borçlanma işlemleri, borsa mevzuatı,  rekabet hukuku, gayrimenkul yatırımları, mevzuata uyum, özelleştirmeler, banka ve finans hukuku, enerji mevzuatı, alt yapı yatırımları, ticari ve idari davalar, iş davaları, vergi uyuşmazlıkları, takip ve yargılama konuları gibi geniş bir yelpazedeki alanlar vardır.

Hukuki danışmanlık alanında Türkiye’nin en güçlü isimlerinden biri olan Paksoy, yurt dışı ilişkileri ve birçok yabancı hukuk firması ile işbirliği içerisinde yerli ve yabancı müvekillerine yurt dışı kaynaklı işleri ve yatırımlarında da hizmet vermektedir.

 

  • Etik ve Uyum alanında firmanızda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? En çok hangi alanlarda zorlanıyorsunuz?

Bir hukuk bürosu bünyesinde çalışan avukatlar olarak Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları ile bağlıyız. Ayrıca kurumsal bir ofis olmanın gereği olarak hazırladığımız yazılı ofis kurallarımız ve kurucu yönetici ortağımız Av. Serdar Paksoy tarafından bizzat kaleme alınmış Altın Kurallar kitapçıklarımızda da mesleki etik kurallarımızın altı çizilmekte ve dürüst, güvenilir, şeffaf ve hesap verebilir davranış ilkelerinin önemi vurgulanmaktadır. Bunlara ek olarak, hem yabancı müvekkillerimizin taleplerini karşılamak, hem de ofisimizin kendi kurumsal yapısı içerisinde etik davranışların önemini öne çıkarmak adına, ofisimizdeki avukat ve idari kadrolarımıza her yıl düzenli olarak, hem yerel hem de yabancı mevzuatı kapsayacak şekilde rüşvet ve yolsuzlukla mücadele eğitimleri tarafımdan verilmektedir.

 

  • Bu konuda TEİD’in size bir desteği oldu mu? Olduysa ne şekilde? 

Kurumsal üyesi olduğumuz TEİD’in sağladığı paylaşım ortamı ile üyeler ve üye temsilcileri arasında kurulan verimli diyalogun, tüm paydaşların birlikte ve karşılıklı gelişimine büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.

 

  • Etik ve Uyum Yöneticiliğinin “bir meslek olarak” artık iş hayatına girmesini kariyer gelişimi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kariyer gelişiminden önce, etik ve uyum yöneticiliğinin yaygınlaşması ile etik değerlere verilen önemin yıllar içerisinde hızla artmasına tanık olmaktan dolayı mutluyum. Mesleki yaklaşımın ötesinde kişisel olarak da büyük tepki duyduğum suiistimal ve yolsuzluklara karşı mücadeleye ve “iyi” birer birey olmaya yönlendiren her araç sevindirici. Ülkemizde nispeten genç bir pozisyon olan etik ve uyum yöneticiliğinin, TEİD gibi sivil toplum kuruluşlarının da katkılarıyla önümüzdeki yıllarda daha da ön plana çıkacağını tahmin etmek zor değil. TEİD’in sağladığı paylaşma ve tartışma ortamları ve sertifika programı ile, iyi uygulamaların zamanla daha da yaygınlaşacağını ve açılan bu yolda etik ve uyum yöneticilerine duyulacak ihtiyacın artacağını düşünüyorum.

 

  • TEİD’in eğitimlerine katılıyor musunuz? Dernek bünyesinde ek olarak ne gibi eğitimlerin olmasını arzu edersiniz? 

Vaktim elverdiği ölçüde TEİD’in tüm eğitimlerine ve etkinliklerine katılmaya çalışıyorum. Etkinlik ve eğitimlerin genel atmosferini çok öğretici, geliştirici ve sıcak buluyorum. TEİD İç Soruşturmalar Çalışma Grubu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanununa Uyum Çalışma Grubu’nda aktif şekilde görev almaya gayret ediyorum. TEİD sayesinde tanıdığım ve aynı amaçları paylaştığım kişilerle bir araya gelmek ve fikir alışverişinde bulunabilmek gerçekten çok değerli. Ayrıca bu iki çalışma grubunun etkinliklerinde konuşmacı olarak yer alma fırsatını bana verdiği için TEİD’e teşekkür ediyorum.

 

  • TEİD’nin yayınlarını takip ediyor musunuz? İçerikleri nasıl buluyorsunuz? 

TEİD’in yayınlarını severek takip ediyorum, elimden geldiğince katkıda bulunmaya da çalışıyorum. Özellikle InMagazine, etik ve etik ile ilgili konulara farklı ve ilgi çekici açılardan yaklaşımı ile beni her seferinde şaşırtıyor ve ufkumu genişletiyor. Aynı zamanda blog yazıları ve dilimize çevrilerek bizlere ulaştırdığı kitaplar ile TEİD çatısı altında sağlam bir kaynak oluştuğunu düşünüyorum.

 

  • TEİD’in her yıl düzenlediği Uluslararası Etik Zirvesi içeriğini nasıl buluyorsunuz ve de zirvede olmasını istediğiniz konular var mı?

Etik Zirvesi, ilk kez katıldığım 2014 yılından beri bir sonrakini heyecanla beklediğim bir etkinlik. Alanında uzman değerli kişileri bir araya getirmesi, katılımcıların ilgi alanlarına ve hatta bilgi ihtiyaçlarına göre seçebilecekleri paralel oturumlar ile sağladığı geniş konu perspektifi ve genel anlamda organizasyonu ile bana göre kusursuz bir etkinlik. Kaliteli çizgisini ve güncel içeriklerini ilerleyen yıllarda da koruyacağından eminim.