Birçok organizasyonda Etik ve Uyum Yöneticilerinin sorumluluk alanına şirket içi soruşturmalar girmektedir. İç soruşturmalar başlı başına önemli ve deneyim gerektiren bir alandır. Bir iç soruşturmaya başlama kararının alınması, icrası ve sonuca ulaştırılması hassas ve disiplinli bir çalışmayı gerektirir.

İç soruşturma sürecine girmeden önceki filtrelemeyi yapan ya da kendisine sunulanın üzerine x-ışınını tutan kişi temelde Etik ve Uyum Yöneticisidir. Peki bu filtrelemenin esasları nelerdir? Yapılan bildirimdeki elementlerin makul olması, akla yatkınlığı, kabul edilebilir bir şüpheyi taşıması ilk faktörlerdir.

 

Ancak sunulanların niteliği kadar kritik olan bir başka faktör de Etik ve Uyum Yöneticisinin bunların üzerine tuttuğu ışık ve sergileyeceği yaklaşımdır. Etik ve Uyum Yöneticisi, görevinin gereği olan bağımsızlık ve nesnellik ilkeleri bağlamında, önüne taşınan bildirime konu iddialara her zaman bir camı şüphe diğer camı ihtiyat olan bir gözlükle bakmalıdır.

 

Başlangıçta, iç soruşturmaya konu olan iddianın kanıtlanması olasılığı %50’dir. Bu olasılık, süreç boyunca edinilen bilgiler ve yapılan analize göre azalır ya da çoğalır. Sunulan her konu ve onu destekleyen maddi ve maddi olmayan bilgiler çok kıymetlidir. Ancak bu bilgilerin doğruluğunun teyide muhtaç olduğu kadar doğru olsa da bütünsel anlamda hakikati yansıtıp yansıtmadığı iç soruşturmanın süreci içinde belirlenmesi esastır. Bunun için, bazen diğerleri tarafından eleştirilecek olsa da, şüpheci yaklaşım esastır. Arkasına bakılacak perdeler, altına bakılacak halılar, içine bakılacak dolaplar, analiz edilecek davranışlar vardır. İnsan eline tutuşturulan her sarı madeni altın diye kabul ederse işi zor…

 

Etik ve Uyum Yöneticisi, bildirimi yapan kişiye olduğu kadar hakkında iddiada bulunulan iç soruşturmanın konusu kişilere de eşit mesafede olduğunu hep aklında tutmalıdır. Dolayısıyla ileriyi düşünerek ihtiyatlı davranmalı ve peşin hükümlü olmamalıdır. Hiçbir kişiyi ya da konuyu etiketlememelidir ve ötekileştirmemelidir. Bugün iç soruşturmaya konu olan kişi, gelecekte bir başka iddiayı Etik ve Uyum Yöneticisine getirebilecek bir kişidir. İhtiyat, geleceği düşünerek adım atmaktır. İçinde aklıselimi ve hesap verebilirliği barındırır. Etik ve Uyum Yöneticisinin sorumluluğu şirket yönetimine olduğu kadar aynı zamanda iç soruşturmanın tüm taraflarına karşıdır.

 

Etik ve Uyum Yöneticisi, şüphe ve ihtiyat gözlüğünü sadece iç soruşturmanın başında değil sonuna kadar gözünde tutmalıdır. Bu gözlük sayesinde

  • verilerdeki gerçek dışılığı ve hataları, bildirimdeki olası art niyeti ya da satır aralarındaki detayı görme kabiliyeti artar
  • kişilerin ve kurumunun itibarının korunmasını sağlar
  • doğruların bileşkesi olan hakikati bulabilir
  • kendi güvenilirliğini tescil eder ve korur

 

Yazı: Umut Turan – OTIS

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.