Çalıştıkları şirketlerde cinsiyet ayrımcılığı yapan birçok kişi aslında bunu kasıtlı olarak yapmaz. Çoğu kişi, artık refleks haline gelmiş ön yargılarının farkında bile olmadan cinsiyet ayrımcılığı bataklığına girer.

Birçok sosyal psikoloji araştırması, insanların birbirlerini ırk ve cinsiyete göre sınıflandırdığını ve stereotiplere göre içgüdüsel olarak tepki verdiğini göstermiştir. Bu yüzden “günlük cinsiyet ayrımcılığı” olarak nitelendireceğimiz bir durum, iş yerinde her an ve her seviyede ortaya çıkabilir. Üstelik tamamen masum görünümlüdür. Çoğu zaman böyle bir ayrımcılığa itiraz etmek, buna maruz kalmış kadını “şirret, cadı, geçimsiz” göstereceği için belli bir sessizlikle geçiştirilir. İş yerinde, “tadın kaçmasına” sebep olacak böyle bir hareketin kadın çalışanı kötü göstereceği korkusu bulunur. Bu da hem günlük ayrımcılığı artırmakta hem de bu ayrımcılığa maruz kalan kadını daha fazla mağdur etmektedir.

Peki bu nasıl gerçekleşir?

Elbette, iş yeri jargonu bu konudaki en önemli araçtır. Üstelik bu tür cinsiyetçi söylemler, ilginç bir şekilde, aslında destekleyici olmak, yakınlık göstermek ve yardım etmek niyetiyle ortaya çıkar. Burada stereotipik kadın özellikleri öne çıkarılarak, samimiyet gösterici kelimeler kullanılır. Peki nedir bunlar? Aşağıda bir bölümünü sizler için sıraladık:

Şaka gibi görünen aşağılamalar: Bu, genel olarak, en sık karşılaşılan ve çoğu zaman mağdurun da gülmesinin beklendiği, hatta mağdurun, gülmediği zaman suçlanabileceğini düşüneceği şakalardır.  “Şu mini etek ile zaten gittiğin müşteri hayır dese şaşırırdım”, “Evet kadınlar sizleri de düşündük, süslenmeniz için sizlere ekstra süre vereceğiz” benzeri, masum gibi görünen ama kadınları aşağılayıcı basmakalıp ön yargılar içeren söylemlerdir.

Kadınların görüşlerini değersizleştirmek: Bu durum da; kadınlara bahsi geçen konu ile ilgili hiçbir bilgileri yokmuş gibi açıklama (mansplaining) yapmak, kadınların görüşlerini umursamamak, hatta onları dinlememek şeklinde ortaya çıkabilir. “Elbette hukuk doktoran olabilir güzelim ama ben sana bir medeni hukuku anlatayım”, “Ya bu konuda senin bir üstün yok mu?” gibi. Burada artık masum gibi görünme bile yoktur. Bu tür davranışlar, günlük cinsiyet ayrımcılığını açıkça gösteren haller olarak göze çarpar.

Kadına klişe bir rol verme: Bu durum, toplumsal cinsiyetçi bakış ile kadına cinsiyet temelinde bir görev vermek olarak ortaya çıkmaktadır. Kadınlar bazı işler için ya fazla yetenekli ya da fazla narindir. “İnşaat mühendisi olarak gece vardiyasında çalışmak için fazla narinsin, o kısmı biz hallederiz”, “Şöyle güzel bir çay yapsan da ellerinden içsek” gibi manasız cümlelerle ortaya çıkabilir.

Fiziksel görünümü ile fazla ilgilenme: Bu durum, kadın çalışanların fiziksel görünümlerine, yaptığı olumlu ya da olumsuz işlerden, üstlendiği görev ve sorumluluklardan daha fazla değer verme olarak ortaya çıkabilir. “Kadın bölge müdürü ama bir görmen lazım ayrıca, sanki bir afet” gibi.

Ebeveynlik ve kariyerin bir arada yürüyemeyeceği inancı: Kadınların, ebeveyn olarak daha fazla görev üstlenmeleri gerektiğine olan inanç ile çoğu zaman ayrımcılığa maruz kalmaları bu durumu yansıtmaktadır. Ebeveynliğin hiçbir sorumluluğu sanki erkeklere ait değilmiş gibi davranılır. Benzer şekilde, bunun tersi olarak, kadınların neden ebeveyn olmadıkları da sorgulanır. “İki çocuğunuz varsa, bu zorlu tempoya ayak uydurabilir misiniz?”

 Günümüzde toplumun tüm dinamik ögeleri, cinsiyet ayrımcılığını köhne bir sorun olarak görüyor. Bilim de bu konuda artık çok daha net. Cinsiyetler arasında eğilimleri, tutumları ve becerileri açısından hemen hemen hiçbir fark bulunmamaktadır. İş yeri de dahil olmak üzere, çeşitli ortamlarda cinsiyetler arasında rastladığımız farklılıklar sadece ön yargılarla beslenen fikirlere dayanıyor. Günlük cinsel ayrımcılık da, şirketlerin özellikle mücadele etmesi gereken bir canavar olarak ortaya çıkıyor. Yoksa yapılacak tüm etik ve uyum programları, yenilikçi politikalar, çeşitlilik ve kapsayıcılık prosedürleri etkisiz kalmaya mahkûm olacaktır. İhtiyacımız olan değişim, ancak günlük hayattaki cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırırsak gerçekleşecektir.


Kaynaklar:

https://www.smartcompany.com.au/people-human-resources/six-common-manifestations-everyday-sexism-work/

https://www.bbc.com/worklife/article/20170329-the-hidden-sexism-in-workplace-language

https://www.accountingweb.co.uk/community/blogs/hudsonco/everyday-sexism-in-the-business-world

 


Yazı: Dr. Bahar Karacar – TEİD Proje ve Eğitim Koordinatörü
Kaynak: INmagazine 22. Sayı
INmagazine diğer sayıları için: INmagazine
Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.