Bir varmış bir yokmuş…  Bir gün tilki ile leylek arkadaş olmuşlar. Tilki arkadaşı leyleği evine davet etmiş ve tabi masal dünyasının etik-dışı  karakteri ile bilinen tilki bir kurnazlık düşünmeden edememiş. Evinde leylek için hazırladığı çorbayı servis ederken düz bir tabak tercih etmiş. Etmiş etmesine ama leylek o uzun gagasıyla o düz tabaktan nasıl yesin? Aç kalmış elbette. Etme bulma dünyası leylek de bunun karşılığını vermiş. Tilkiyi yemeğe çağırmış ve davete aç gelen tilkiye hazırladığı yemeği yalnız kendi gagasının sığacağı ince uzun bir kapta sunmuş. Sonuçta tilki de aç kalmış.

Bu hikayede tasarımın kişiselleştirilmiş yani yalnız tilkiye ve yalnız leyleğe uygun versiyonunu gördüğümüz gibi aynı zamanda tasarımın dışlayıcılığı yüzüyle de tanışıyoruz. Hiç göremediğimiz ise tasarımın kapsayıcılığı. Peki bu kavram nasıl mı olurdu? İşte bunu düşünmenin zamanı etik bir tasarımı amaçlayan herkes için geldi.

“Evrensel tasarım”,  “Herkes için tasarım” olarak da bilinen “Kapsayıcı tasarım” (Inclusive Design), insanlardaki tanımlanan tüm farklılıkları dikkate alarak kimseyi dışarıda bırakmadan tasarım çözümleri üretmeyi amaçlar. Bu yaklaşımda farklılıkları, kısıtlar daha iyi tasarım yapabilmek için bir fırsat olarak değerlendirilir. Bir taraftan bu farklılıklardan doğan bireysel çözümler üretilirken diğer taraftan bu çözümler ile aslında çok daha geniş kapsamda etki yaratılabilmektedir.

Tilki ve leylek hikayemize  tasarımcı tarafından bakalım.  Kapsayıcı tasarım ile tasarımcı tüm insanların ortak bir noktada buluşmasına yönelik bir meydan okumaya girişir, hikayemizde olduğu gibi özneler değişebilir ve genişleyebilir. Herkesi mutlu etmek, memnun etmek, düşünmek elbette zordur, bu nedenle “meydan okuma” terimi burada doğru bir seçimdir. Ancak sonuçta projesinin herkes olmasa bile var olandan, hedeflenenden fazlasını kapsayabilmesinin tatmini, kapsayıcı tasarımın kendi doğasının getirdiği kısıtlamaların karşısında tasarımcı için mümtaz bir motivasyon kaynağıdır.

Kapsayıcı tasarımda kullanıcı profili oldukça genişlemiş olan tasarımcı için tasarım odaklı düşünme yolunda “empati” adımını çalışmalarının odağına almak kaçınılmaz olandır. Kendisini leyleğin ve tilkinin yerine koymalı ve de mümkünse ikisinin etkileşiminin sonuçlarına da bakmalıdır.  Birlikte yemek yaparlar mı? Birlikte yemek yerler mi?  Yemeğe başkaları da gelebilir mi?  Projenin kapsayıcılık hedefi kadar detaylı kullanım senaryolarını oluşturarak gerekli sınırlandırmaları getirebilmek de bir o kadar önemlidir.

Herkes için tasarımda olabilecek en büyük kümenin faydasını sağlamaya çalışan tasarımcının bu motivasyonunu yitirmemesi için araştırmacılar kolaylaştırıcı yöntemler, yaklaşımlar ve araçlar üzerinde çalışmaktadırlar.  Örneğin tasarımcıların aktörlük yaparak kendilerini kullanıcıların yerine koydukları ve bu esnada çeşitli araçlar, taslaklar, prototiplerden yardım aldıkları beden fırtınası (bodystorming ) bu araçlardan birisidir (Brandt vd., 2012). Kendisini kullanıcının ye

rine koyması da yeterli olmaz, fonksiyon bağlamdan ayrılamaz, olay yeri, zamanı bağlamı da göz önünde bulundurularak çeşitli araçlar kurgular. Kapsayıcı tasarım çözümlerine ulaşabilmek için yolda kullanacağı araçları, yöntemleri, malzemeleri önceden tasarlaması gerekmektedir (Aydın, Maralcan Gülmen, 2020).

 


Yazar: Dr. Meltem Maralcan Gülmen
Yazının Devamı İçin: INmagazine 24. Sayı
Kaynak: INmagazine 24. Sayı

 

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.